reklam
AYDINDAN ÇiNEYE 
GECERKEN BUNLARI
TADINI BAKMADAN
GEÇMEGiN

Çine Dügün Tv Burada


Gelecekteki değerlerimize sahip çıkalım, futbol okulunda buluşalım.
ÇİNE MADRANSPOR FUTBOL OKULU ÜCRETSİZ KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR!!!!!
Kayıt Yeri: Çine Belediyesi Sosyal Tesisler.

Manşet

BEN HERZAMAN DERİM BEN SINIR TANIMAM BU KADAR..Hayatınızın en mutlu günü olarak söyleyeceğiniz Düğününüzü size çok farklı kılan imkanlarıyla ayrıcalık katmanızı sağlıyoruz.Gerçek FULL HD reji sisteminde kayıt ve İnternet tv ile uzaktaki; gelemeyen dostlarınıza düğününüzü canlı canlı izletme imkanı sunuyoruz...Stüdyo Südütyo Çineli FotoAhmet

Sitemizde yer alan yazılar çeşitli kaynaklardan derlenmiş olup sadece bilgilendirme amaçlıdır. Kesinlikle ilaç olarak sunulmamaktadır. Bu bilgilerden istifade şekli kişinin kendi sorumluluğundadır. Rahatsızlığınızın tedavisi için lütfen bir doktora danışınız.

Çine Köftesi Tarifi

Yazar Ahmet Girgin 31 Temmuz 2017 Pazartesi 0 yorum

Çine Köftesi İçin Gereken Malzemeler:

– 500 gr dana/koyun karışık iyi çekilmiş kıyma
– 1 adet orta boy soğan
– 1’er çay kaşığı karbonat ve tuz
– 1 çay bardağı su
– 3 dilim ekmek içi

Çine Köftesi’nin Hazırlanışı:

Kıymayı bir kaseye alıp karbonatı da ekleyin ve iyice yoğurun. Eğer hemen pişirmeyecekseniz Çine Köftesi için yoğurduğunuz kıymayı bir gece buzdolabında bekletin. Şayet aynı gün içinde pişirmek isterseniz yoğurduğunuz kıymaya tuz ve rendeleyip suyunu sıktığınız soğanı ekleyin ve tekrar yoğurun. Bir kenarda suya ısladığınız ekmek içini iyice sıkıp Çine Köftesi harcına ekleyin ve iyice yoğurun. Çine Köftesi harcını buzdolabına kaldırıp 2 saat kadar dinlendirdikten sonra elinizi ara sıra suya ıslayarak, hazırladığınız harca yassı köfte şekilleri verin. Çine Köftesinden tam lezzet alabilmeniz için mangalda pişirmenizi öneririz fakat eğer imkan yoksa az yağda kızartabilir ya da ızgara yapabilirsiniz. Afiyetle…
Çine Köftesinin en büyük özelliği baharat içermemesidir. Servis ederken tabağa kimyon serpip köfteleri üzerine dizerek lezzetini artırabilirsiniz.
* Dilerseniz Çine Köftesi harcı için kullandığınız ekmek içini, su yerine süte de ıslayabilirsiniz.
* Eğer ki Çine Köftesini mangalda pişirme şansınız varsa birkaç adet soğanı iri halkalar halinde doğrayıp köftelerle beraber pişirebilir ve yanında servis edebilirsiniz.
Devamını Oku...

DVR kayıt cihazı şifreleri

Yazar Ahmet Girgin 6 Temmuz 2017 Perşembe 0 yorum

BL-9904 Düz ve LCD:
Portları: 80 - 8200 - 15961
Kullanıcı adı: admin   Şifre: 123456  Master şifre: 519070 CMS:  17.sırada Nvclient
Cep izleme:   Iphone - Naway / Android- MEyepro
BL-9904 Düz ve LCD :
Portları: 80- 9000 - 15961
Kullanıcı adı: admin   Şifre: 101101 Master şifre: 101101 CMS: 18. Sırada DVR CMS.EXE
Cep izleme: Iphone - MEye / Android - MEyepro
BL-9909:
Portları: 80 - 7777 - 8888
Kullanıcı adı: admin  Şifre: 666666  Master şifre: Yok CMS: 8. Sırada DVR Client
Cep izleme: Iphone - Noway / Android - MEyepro
(Cihazın ön panelindeki  ESC tuşuna 8 saniye basılı tutunuz. Ardından elinizi çekip STOP tuşuna BİİP sesi gelinceye kadar basılı tutunuz ardından 666666 şifresiyle giriş yapılacak. )
BL-9909:
Portları: 80 - 8200 - 15961
Kullanıcı adı: admin  Şifre: 123456  Master şifre: 519070 CMS: 17. Sırada NVclient
Cep izleme: Iphone - Noway / Android - MEyepro
BL-9909:
Portları: 80 - 9000 - 15961
Kullanıcı adı: admin  Şifre: 101101  Master şifre: 101101 CMS: 18. Sırada DVR CMS.exe
Cep izleme: Iphone - Meye / Android - MEyepro
BL-9909:
Portları: 80 -  8200 - 15961
Kullanıcı adı: admin  Şifre: 123456  Master şifre: 519070 CMS: 17. Sırada NVclient
Cep izleme:  Iphone -  Naway / Android - MEyepro
BL-9916:
Portları: 80 - 2200 - 15961
Kullanıcı adı: user1 Şifre:  BOŞ  Master şifre: 932367 CMS: 14. Sırada Netwiever
 Cep izleme:  Iphone - Aplayer / Android -  MEyepro
 BL-9916:
Portları: 80 - 9000 - 15961
Kullanıcı adı: admin  Şifre:  101101 Master şifre:  123456 CMS: 81. Sırada Client
Cep izleme: Iphone - Meye / Android -  MEyepro
BL-9016:
Portları: 80 - 8200 - 15961
Kullanıcı adı: admin  Şifre: 123456  Master şifre: 519070 CMS: 17. Sırada Nvcilent
Cep izleme: Iphone - Naway / Android - MEyepro

Haikon (Hikvision):

Kullanıcı adı: admin Şifre: 12345

Neutron:

Kullanıcı Adı: admin Şifre: admin

Kullanıcı Adı: 666666 Şifre: 666666

Kullanıcı Adı: 888888 Şifre: 888888

Portları: 80 , 554 , 37777 , 37778 

Cep İzleme: NMSS
Devamını Oku...

E.Salih DİNÇER BABALAR GÜNÜ MESAJI

Yazar Ahmet Girgin 17 Haziran 2017 Cumartesi 0 yorum
Bizlere yaşamın anlamını ve tüm güzelliklerini öğreten, evimizin direği ve mutluluk kaynağı olan babalarımız, yaşam deneyimleri ile bizlere her zaman yol gösterici olmuş, hayatın her alanında bizleri geleceğe hazırlamışlardır.

Ulu bir çınar gibi bizlere kol kanat geren babalarımıza hak ettikleri ilgi ve sevgiyi her zaman göstermeli, yılda bir gün değil, her an saygı ve sevgiyle anmalıyız.
Bizim için dünyanın en güçlü adamı ve kahramanımız olan babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyor; aileleriyle birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam geçirmeleri dileğiyle saygılar sunuyorum.


E.Salih DİNÇER
Çine Belediye Başkanı
Devamını Oku...

Pakistanlı Dr. İşân Hüseyni yaptığı

Yazar Ahmet Girgin 8 Haziran 2017 Perşembe 0 yorum
Pakistanlı Dr. İşân Hüseyni yaptığı büyük hizmetlerden dolayı ödül almak için uluslararası bir konferansa gidiyordu. Uçağa bindi.
Ancak havada bir arıza olmuş ve yıldırım çarpması sonucu uçak en yakın havaalanına inmek zorunda kalmıştı.

Bir sonraki uçak 16 saat sonra kalkacaktı. Sinirlendi ve "O toplantıya muhakkak yetişmem lazım. 16 saat bekleyemem" diye bağırdı.
Görevliler gideceği şehrin 6 saat uzaklıkta olduğunu ve isterse araba kiralayarak gidebileceğini söylediler.

Acele yola çıktı ama aksilik bu sefer de yolda şiddetli yağmurdan göz gözü görmez olmuş ve selden dolayı araç gidemez olmuştu.
Yol kenarında eski bir evin kapısını çalıp hızla içeri girdi. Yaşlı bir kadın içeride oturuyordu. Süratle ona "Telefonu verir misin telefon etmem lazım" dediğinde kadın tebessüm ederek dedi ki: "Görmüyor musun evladım ne telefonu. Burada ne telefon ne de elektrik var. Geç az dinlen, yemek ye, çay iç sonra düşünürsün bu işleri"

Adam çaresiz az ısınarak yemek yedi ve çayını yudumlarken yaşlı kadın namaz kılıp uzun uzun dualar etti.

Dikkatle baktığında kadının bir beşiği salladığını ve beşikte çok küçük bir bebeğin hareketsiz durduğunu gördü.
"Kimin bu bebek anacığım? Hayırdır bu kadar uzun ağlayarak dua ettin"

Yaşlı kadın:
"Hem annesi hem de babasından yetim olan torunumdur. Ağır hastalığı var. Bölgedeki hiçbir doktor çaresini bulamadı. İşan Hüseyni adlı bir doktor var. Çaresi ondadır dediler. Ancak çok uzakta olduğundan birkaç gündür Allah'a dua ediyorum ki Allah bu bebeğin işini kolaylaştırsın.

- Doktor Hüseyni ağlayarak dedi ki "Kalk anacığım. Allah senin duanı kabul etti. Senin duan yıldırımlar çaktırıp uçağı yere indirdi. Seller akıttı ve sonunda beni size ulaştırdı. Dr. İşan Hüseyni benim.
Allahın kullarına böylece isteğini ulaştıracağına kalpten iman ettim. Bütün yollar kapanınca yeri göğü yaratana sığın. Onun iltiması dua"

OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !
Devamını Oku...

MUTLAKA OKUYUN...

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.

Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.

5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.

Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

Konuşmacı dedi ki: "Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur.. Mutluluğun peşinden gitmek.

(Okuduysak başkaları da okusun diye paylaşalım)
Devamını Oku...

YANLIŞ BİLİNEN ATASÖZLERİ VE DEYİMLER

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
1. "Güzele bakmak sevaptır" değil, "Güzel bakmak sevaptır"
2. "Azimle sıçan duvarı deler" değil, "Azimli sıçan(hayvan olan) duvarı deler"
3. "Göz var nizam var" değil, "Göz var izan var"
4. "Aptala malum olurmuş" değil, "Abdal'a malum olurmuş"
5. "Kısa kes Aydın havası olsun" değil, "Kısa kes Aydın abası olsun" (Aba bir giysidir ve Aydın efesinin abası kısa ve dizleri açıktır)
6. "Su uyur düşman uyumaz" değil, "Sü uyur düşman uyumaz" (Sü: asker)
7. "Saatler olsun" değil, "Sıhhatler olsun" (Sıhhat: sağlık)
8. "Su küçüğün söz büyüğün" değil, "Sus küçüğün söz büyüğün"
9. "Elinin körü" değil, "Ölünün kûru" (Kûr: mezar, gömüt)
10. "Geçti Bolu'nun pazarı, sür eşeği Niğde'ye" değil, "Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye" (Bor: Niğde'nin ilçesi)
11. "Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz" değil, "Ane gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz" (Ane: Bağdat'ta bir uçurum. Yar: uçurum)
12. "Haydan gelen huya gider" değil, "Hayy'dan gelen Hu'ya gider" (Hayy, Hu: Allah'ın isimleri)

(PAYLAŞARAK DOĞRULARI YAYABİLİRİZ)

Devamını Oku...

OKUMAYAN GERÇEKTEN PİŞMAN OLUR

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Mısırlı bir adamın kalp hastalığı vardı. Doktorlar hastalığının çok ağır olduğunu, ameliyatın yalnız yurtdışında yapılabileceğini söylediler. Adam zaman kaybetmeden Londra'ya gitti ve kendine iyi bir doktor buldu. Doktoru hastalığının ağır olduğunu ve ameliyat olursa da %1 yaşam şansı olduğunu söyledi. Adam ne yapacağını bilemedi. Düşündü taşındı ve doktora ameliyattan önce memleketine dönerek, vasiyetini yazacağını, işlerini yoluna koyarak on günün içinde geri geleceğini söyledi.
Adam memleketine geldi, on günün içinde düzene koydu herşeyi, yakınlarıyla helallaşıp evden ayrıldı. Yolu Pazarın karşısından geçiyordu. Pazarda bir kasap etlerin kötü yerlerini ayırıp çöpe atıyordu. Bir taraftan da genç bir kadın kasapın çöpe attığı etleri topluyordu. Kadına yaklaştı, etlerin kötü kısımlarını neden çöpten topladığını sordu. Kadın utanarak beş çocuğu olduğunu, çocuklarının yalnız yılda bir kez Kurban bayramında et yediklerini söyledi. Adam duyduklarına çok üzülmüşdü. Kasaptan 5 kilo et alıp kadına verdi, sonra ise kasabın her ay bu kadına 5 kilo et vermesi içi 5 yıllık et parasını önceden ödedi. Kadın gözleri yaşlı ve sevinç içinde ellerini göğe açarak; Allah'ım.. dedi. Sen bu adamın bütün zorluklarını kolaylaştır..
Kadın içten öyle dua etmişti ki duası bütün Arş'ı salladı..
.. Adam Londra'dakı hastaneye gelmişt. Ameliyyat öncesi yeniden muayene olunması gerekiyordu. Muayene eden doktor şaşırmış durumdaydı, üç kez yeniden adamı muayene etti, sonra adama bakarak: "Bu bir mucize, kalbin tam sağlam." dedi.
.. Adam kadının onun için ettiği duayı hatırladı ve doktora; - "Mucize değil, bir kadının gözyaşları sebebi ile Allah'ın verdiği şifadır bu." dedi.
Taberani : Peygamber Efendimiz buyurdular:
''Mallarınızı zekatla koruyunuz. Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz. Belaları da dua ile karşılayıp savınız.''

PAYLAŞALIM HERKES OKUSUN
Devamını Oku...

BOŞANMAKTAN VAZGEÇİREN OLAY...

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
“Eşimle 6 yıllık evliyiz. 2 yavrumuz var. Aramızda belli bir problem yoktu. Sadece soğukluk vardı. Yıllardır eşimin sevgisini hiç hissedemedim. Ben onu çok seviyordum ama karşılık bulamıyordum. Çok uğraştım ama bir türlü düzelmedi.
Bir gün eşim artık boşanmak istediğini söyledi. “Neden diye sordum. Sorun ne? Beğenmediğin yanım nedir? Bilmek istiyorum”
“Bilmiyorum” dedi. “İçimde anlam veremediğim bir soğukluk var sanki. Isınamıyorum bir türlü”
Tamam dedim ve o gün boşanmaya karar verdik. Sonra düşününce bunun şeytandan olabileceği aklıma geldi. Allah Rasulü (s.a.v) Bakara suresi okunan eve şeytanın giremeyeceğini haber vermişti.
‘Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz! Muhakkak şeytan, içinde Bakara Suresi okunan evden kaçar!’ Müslim 780/212, Tirmizi 3036
Ertesi günden itibaren 3 gün boyunca Bakara suresini sesli olarak açıp dinledim ama eşime bir şey demedim. Bu arada boşanma sonrasını konuşmaya devam ediyoruz.
3. gün eşimi işe yolladım ve yine Bakara suresini açtım. Saat 11 gibi sure bitti. 12 civarı eşim aradı ve: “Akşam boşanma işini yeniden konuşalım” dedi.
Akşam oldu. Yemeğimizi yedik. Eşim bana dedi ki; “Bugün bana bir şey oldu. Sanki karanlık bir kuyudaydım ve o kuyudan çıktım. Bir düğüm çözemediğim ve o düğüm çözüldü” Beni çok sevdiğini söyledi. Af diledi. Sanki o gitmiş yerine bambaşka biri gelmişti.”
Allahu ekber!
Nasıl ağlamayalım, kalbimiz nasıl coşmasın kardeşlerim. Bu Kur’an bir şifa kitabı. Her ne sıkıntınız varsa ona deva. Yeterki hakkıyla iman edelim. Yeter ki ihmal etmeyelim, unutmayalım Rabbimizi.
Ve düşündüm; Bir evde sürekli haram görüntüler izleniyorsa, sık sık klipler, çirkin sözlü müzikler dinleniyorsa, o evde Allah’a secde edilmiyor, Allah’ın zikri geçmiyorsa, Kur’an tozlu raflarda kalmışsa, o evi şeytanlar mesken tutmaz mı? Bir evde huzursuzluk varsa, çocuklar çok hırçınsa lütfen kapatın o çirkin kanalları. Klipleri, müzikleri kapatın. Evinize huzur veren bir şeyler yapın. Namaz kılın, Allah’ı sık sık zikredin. Sesli Kur’an dinleyin.
Fe firrû ilâllâh! Allah’a koşun, Allah’a sığının!

Okuyup ibret alanlar olur, bir kez paylaşalım...
Devamını Oku...

ÖLDÜKTEN SONRAKİ SESLER KESİNLİKLE OKUYUN

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
 Ruh bedenden ayrıldıktan sonra ona gökten üç ses gelir; onlar sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Dünya mı seni bıraktı, sen mi dünyayı bıraktın?
Dünya mı seni topladı, sen mi dünyayı topladın?
Dünya mı seni öldürdü, sen mi dünyayı öldürdün?”
• Ölen kimse, yıkanacağı yere konduğu zaman da gökten üç ses gelir ki; onlar da sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Hani nerede güçlü bedenin, şimdi ne kadar da zayıfsın!
Hani nerede güzel konuşman, şimdi ne kadar da suskunsun!
Hani nerede duyan kulakların, şimdi ne kadar da sağırsın!
Bu ses, şu cümle ile bağlanır:
“Hani, seçkin dostların neredeler, ne kadar da yalnız kaldın!”
• Ölen kimse, kefenlendiği zaman da yine gökten üç ses gelir ki onlar sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu! Eğer Allah’ın rızasına sahip isen, ne mutlu sana. Eğer Allah’ın dargınlığını almışsan, vay haline!
Ey insanoğlu! Eğer yerin cennet ise, ne mutlu sana. Eğer yerin cehennem ise vay haline!
Ey insanoğlu! Uzun bir yolculuğa çıkıyorsun, azığın da yok. Evinden çıkıyorsun, bir daha da oraya dönmeyeceksin. Hem de sonsuza kadar. Dehşetlerle dolu bir eve gidiyorsun.”
• Ölen kimsenin cenazesi taşınmaya alındığı zaman yine gökten üç ses gelir; bu sesler de sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Eğer amelin hayırsa, ne mutlu sana.
Eğer tevbekâr olmuşsan, ne mutlu sana.
Eğer Allah'a itaatkâr olmuşsan, ne mutlu sana.
• Ölen kimse, cenaze namazı kılınacağı yere konduğu zaman da gökten üç ses gelir, o sesler de sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Şimdiye kadar işlediğin her işini, şu anda göreceksin.
Eğer işlerin hayır ise, hayır göreceksin.
Eğer amelin şer ise, şer göreceksin.”
• Ölen kimsenin cenazesi kabir ağzına konduğu zaman gökten üç ses daha gelir ki; bu sesler sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Ömür boyu çalıştın, bu batak için ne hazırladın?
Zengin halinden, bu fakirlik gününe ne taşıdın?
Bu karanlık yer için, nasıl bir aydınlık getirdin?”
• Ölen kimse, kabrine konduktan sonra da yerden üç ses gelir; bu sesler de sırası ile şöyledir:
“Ey insanoğlu!
Sırtımda iken gülüp oynuyordun; şimdi içimde ağlayacaksın.
Sırtımda iken sevinçli idin; şimdi içimde üzüleceksin.
Sırtımda iken konuşuyordun, şimdi suskun olacaksın.”
• Ölen kimseyi insanlar kabrinde yalnız bırakıp gittikten sonra, Yüce Allah şöyle buyuracak:
“Ey kulum, şimdi tek başına yalnız kaldın. Herkes, seni bu kabir karanlığında bırakıp gitti. Halbuki sen onlar için bana karşı gelmiştin!
Bugün ben, sana öyle merhamet edeceğim ki, insanlar buna şaşıracaklar. Çünkü ben sana bir ananın çocuğuna olan şefkatinden daha şefkatliyim.”

PAYLAŞALIM HERKES OKUSU
Devamını Oku...

NAMAZ KILMAYANLARIN ÇEKECEĞİ 15 CEZA

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
'' Kim namaz kılmaz ve namazı hafife alırsa ALLAH o kişiyi 6 sı dünyada, 3 ü ölürken 3 ü kabirde 3 üde kabirden çıkarken 15 şeyle cezalandırır. "
DÜNYADAKILER
1-Ömrünü kısaltır
2-Salihlerin simasını yüzünden alır
3-Yaptığı hiçbir amele sevap vermez
4-Duası ALLAH c.c katına çıkmaz
5-Dünyadaki bütün mahlukat ona buğz eder
6-Salihlerin duasından nasibini alamaz
ÖLÜRKEN BAŞINA GELECEK ÜÇ SEY
1-Zelil olarak ölür
2-Aç olarak ölür
3-Susamış olarak ölürki dünyanın denizleri ırmakları ölen insana içirseler yinede susuzluğunu dindiremez
KABİRDE BAŞINA GELECEK ÜÇ ŞEY
1-Kaburgaları birbirine girip yapışıncaya dek kabrini daraltır
2-Kabrinde ateş yanar
3-ALLAH ona bir yılan musallat eder yılan kıyamete dek azab eder
KIYAMET GÜNÜNDE BAŞINA GELECEK LER
1-ALLAH c.c ona yüzünü üzerinde cehenneme sürükleyecek birini musallat eder
2-ALLAH c.c ona gazapla baktığı zaman yüzünün eti erir düşer
3-ALLAH c.c onu en küçük günahlarından dahi hesaba çeker affetmez

BAŞKA BİR HADİSİ ŞERİFDE EFENDİMİZ ŞÖYLE BUYURDULAR
1-Sabah namazını terk edenin yüzünde nur olmaz
2-Öğle namazını terk edenin rızkından bereketi kalkar
3-İkindi namazını terk edenin vucudunda takat olmaz
4-Akşam namazını terk eden evladının hayrını görmez
5-Yatsı namazını terk eden uykusunda rahat edemez
6-Namazdan alıkoyan rızka(işe)ALLAH c.c.bereket vermesin diyerek Peygamber efendimiz sallalahu aleyhi vesselem beddua etmiştir ki onun duası mutlak kabul olur…..

Kaynaklar;(İsmail el-isbahani, et-Terğib ve’t-terhib no:1907, Abdulkadir el-Geylani, El-Ğunye, 2/186)(İbni hacer el-heytemi, ez-zevacir, an iktirafi’l-Kebair, 1/195-196)

PAYLAŞALIM HERKES OKUSUN
Devamını Oku...

İKİ KÜS KARDEŞİN HİKAYESİ

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yasayan iki erkek kardeş
vardı. Günlerden bir gün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık baş
gösterdi. İki kardeş arasında o zamana değin ilk kez görülen anlaşmazlık,
giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu. İki kardeş,
birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar,
yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine değin sahip oldukları
tüm araç gereçlerini ve mal varlıklarını da ayırdılar. Küçük bir yanlış
anlama sonucu başlayan anlaşmazlığı izleyen ayrılık, giderek büyüyen bir
uçuruma dönüştü ve en sonunda yerini, karşılıklı kullanılan hoş olmayan
sözlere bıraktı. Bunun arkasından da beklenenler oldu ve kardeşler
arasında önce şiddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik
yaşanmaya başladı.
Bir sabah, bu iki kardeşten büyüğünün kapısına bir usta geldi. Elinde
büyük bir marangoz çantası vardı. Ev sahibinden geçici bir iş istedi :- -
"Yapılacak ufak tefek bir işiniz varsa, size yardımcı olmak isterim",
dedi. "Elimden hemen her iş gelir. Birkaç gün çalışırım, işi bitiririm."
Büyük kardeşin aklına o an bir "iş” geldi.
- "Evet, sana göre bir işim var" dedi ve küçük kardeşinin çiftliğini
işaret etti. "Şu derenin karşısındaki çiftlik, komşumundur. Daha doğrusu,
benim küçük kardeşime aittir o çiftlik. Geçen haftaya dek benim
çiftliğimle onun çiftliği arasında bir otlak vardı. Sonra o, buldozeriyle
oraya ırmak bendi yaptı ve şimdi aramızda, otlak yerine, çiftliklerimizi
birbirinden ayıran bir dere var." İş isteyen adam, büyük kardeşin
söylediklerini dikkatle
dinledikten sonra sordu :
- "Benden ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi. Büyük kardeş önce kuşkusunu,
sonra da kararını açıkladı :- - "Kardeşim bunu, bana acı vermek için
yapmış olabilir", dedi. "Fakat şimdi ben, onun yaptığından daha büyük bir
şey yapacağım." Bunları söyledikten sonra adamı aldı, ahırların olduğu
yere götürdü ve duvarın dibinde yığılı duran kütükleri gösterdi."Senden,
bu kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasında üç metre yükseklikte bir çit
yapmanı istiyorum" , dedi. "Kaç gün çalışırsan çalış, nasıl yaparsan yap
ama bana öyle bir çit yap ki, gözlerim kardeşimin çiftliğini artık görmek
zorunda kalmasın".
İş arayan usta, başını salladı:- - "Sanırım durumu anladım, efendim",
dedi. "Şimdi bana çivilerin, kazma küreğin yerini gösterin ki hemen işime
başlayayım. Büyük kardeş ustaya kazma, küreğin ve çivilerin olduğu yeri
gösterdikten sonra, alışveriş yapmak için kasabaya gitti. Usta ise,tüm gün
boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir biçimde çalışmaya koyuldu.
Akşam güneş batarken o işini bitirmiş, çiftlik sahibi büyük kardeş ise
alışverişini tamamlamış, kasabadan dönüyordu. Çiftliğe gelir gelmez
ustanın yaptıklarına baktı ve şaşkınlıktan gözleri, yuvalarından
fırlayacakmış gibi açıldı. Karşısında, yapılmasını istediği çit yoktu ama,
derenin bir yakasından öteki yakasına uzanan görkemli bir köprü vardı.
Biri kendi çiftliğinin toprağına, öteki küçük kardeşinin çiftliğinin
toprağına oturtulmuş sağlam iki ayak üzerinde, yanlarındaki korkuluklarına
varıncaya dek tüm ayrıntılarıyla yapılmış ve tam anlamıyla "usta işi"
denilecek kusursuzlukta bir köprü uzanıyordu.
Büyük kardeş, hâlâ geçmeyen şaşkınlığıyla bu köprüyü seyrederken, karşıdan
birinin geldiğini gördü. Dikkatle baktığında gelen kişinin, komşusu, yani
küçük kardeşi olduğunu anladı. Kardeşi, kollarını iki yana açmış olarak
köprünün karşı ucundan kendisine doğru yürüyordu :
- - "Benim sana karşı yaptığım bunca haksızlığa ve söylediğim bunca kötü
sözlere karşın sen, bu köprüyü yaptırarak ne denli iyi ve ne denli büyük
bir insan olduğunu gösterdin", dedi ağabeyine. "Şimdi bir büyüklük daha
yap ve sen de kollarını açarak bana gel..."
Köprünün iki ucundan ortaya doğru yürüyen kardeşler, köprünün ortasında
bir araya geldiler ve özlemle kucaklaştılar. Büyük kardeş bir ara arkasına
baktığında, çantasını toplayıp, oradan ayrılmakta olan ustayı gördü.
- - "Gitme, dur, bekle?" diye seslendi ona. "Sana yaptıracağım birkaç iş
daha var, çiftliğimde..." Usta gülümsedi : - - "Ben buradaki işimi
tamamladım, gitmem gerek", dedi ve ekledi : "Yapmam gereken daha çok köprü
var..."
"Köprüleri kurabilecek gücünüz hiç eksik olmasın, Köprüleri kurduktan
sonra da, yıkılmaması için sık sık bakımını yapın, yani sevdiklerinize
zaman ayırın, o köprü yoluyla sık sık gönüllerini ziyaret edin."
PAYLAŞALIM HERKES OKUSUN
Devamını Oku...

EVLİLİK NASİHATI GELİN İÇİN

Yazar Ahmet Girgin 0 yorum
1. Beyine hoşlanacağı isim ve sıfatlarla hitap et!
2. Onun sevdiği yemekleri güzel yap ki, evini özlesin.
3. Beyin evden çıkarken onu uğurla; akşam döndüğünde güler yüzle karşıla!
4. En çok güzel görünmen gereken kişinin beyin olduğunu bil!
5. İffetini ve hayanı muhafaza et. En güzel elbisenin takva elbisesi olduğunu unutma; her işimizi murakabe eden Allah'ı düşün!
6. Sevgini beyinle ve çocuklarınla paylaş. Evinin direği ol! Beyin evde olmadığı zaman gözü arkada kalmasın.
7. Beyine her fırsatta teşekkür etmeyi unutma! Gücü yetmeyeceği külfetin altına sokma, başkalarına da şikayet etme!
8. Beyini işlerini makam ve mevkisini bil! Sevincini ve üzüntüsünü paylaş!
9. Beyinin izni olmadan ve onun müsaade etmeyeceği yerlere gitme!
10. Tutumlu ol! Müsrif olma. Zor zamanlarda da isyan etme!
11. Temiz ve tertipli ol. Beyinin elbiseleri de temiz ve ütülü olsun.
12. Beyinin akrabalarına ve onun sevdiklerine yedirip içirmekten kaçınma. Onlara güzel davran!
13. Kaynananı tecrübeli bir anne olarak sev ve say ki, beyin üzülmesin.
14. Annenin evine gereksiz ve aşırı gitme ki, evdeki işlerin aksamasın.
15. Çocuklarını hayırlı bir evlat olarak yetiştirmeye gayret et ki, millet de sizi hayırla yad etsin.
Cenab-i Hak'tan iki cihan saadeti dilerim.
SEVGİLİ DAMAT BEY
1. Evinden çıkarken hanımına Allah'a ısmarladık diyerek çık. Onun gönlünü hoş tut!
2. Pencerelerden yolunu gözletme, vakitlice evine gel!
3. Dışarıda yediğinden içtiğinden evine de getir!
4. Hanımının kusurlarını başkalarına anlatma, güzelliklerini an!
5. Evini harçlıksız bırakma, onları kimseye muhtaç etme!
6. İş hayatının sıkıntılarını eve yansıtma! Evde sevinç olsun.
7. Düğüne yada gezmeye gittiğinde mümkünse hanımını da götür!
8. Evine geldiğinde selamla ve güler yüzle gir ki, ev halkı senin geldiğine sevinsin.
9. Gayretli ol, kıskanç ol! Ancak tecessüs etme, su-i zan ile hareket etme! Ayıp ve kusur araştırmakla meşgul olma!
10. İnsaflı ol; hanımının gücünün yetmeyeceği işleri ondan bekleme. Gerekirse ona yardim et.
11. Kararlarında hanımınla da istişare etmeyi unutma!
12. Beklenmedik anlarda sürpriz hediyelerle gönül almasını bil!
13. Dünya evine girmek, dünyaya dalmak olmamalı; Ahiretini unutma! Din, vatan ve insanlık için çalışmayı terk etme!
14. Şunu bil ki, az olan helal kazanç, çok olan haram kazançtan hayırlıdır. Haram lokma yeme, hanımına ve çocuklarına da yedirme!.
DEĞERLİ HANIMANNE (Gelin hanımın annesi)
1. Kızını savunma, o şikayete geldiği zaman ona yüz verme! Damadının iyiliklerini başkalarına da anlat!
2. Kızının evine çok sık gitme ki, saygınlığın artsın. Ancak torunların olduğunda yardımını da esirgeme!
3. Kızında ve torunlarında damadının anne ve babasının hakları olduğunu unutma!
4. Hısımlarını akraba bil. Onların hatırını üstün tut!
5. Damadını oğlun bil. Onu da zaman zaman ara, gönlünü hoş tut!
Yavrularınızın güzel günlerini görmeniz dileğiyle.
DEĞERLİ HANIMANNE (Damat beyin annesi)
1. Gelinini kızın gibi bil. El kızı gelip oğlumu elimden aldı deme!
2. Gelinine annelik yap, kusur bulmak için çalışma. Çok da nasihat etme. Kendini sevdir, gerisi gelir.
3. Başkalarının gelinin hakkındaki dedikodularına hemen inanma!
4. Yapabileceğin basit işleri kendin yap, gelininden bekleme! Kendi zamanınla kıyaslama!
5. Gelininden gizli oğlunla konuşma ki, gelinin senden endişe etmesin. Sana güvensin.
Yavrularınızın güzel günlerini görmeniz dileğiyle...

PAYLAŞALIM HERKES OKUSUN.
Devamını Oku...